Tarih : 04.07.2017 - 09:02

Çekiliiiin, Geliyooor!

İstanbul ne zaman yeni fuar alanına kavuşacak? Şimdilerde nispeten daha az konuşulsa da geçtiğimiz yıl bilhassa darbe teşebbüsünden evvel fuarcılık sektörü bu sorunun cevabı ile bir hayli meşgul idi.

 

Nedense bu tartışmalar bir anda son buldu. Kanal İstanbul gibi yeni fuar alanı inşaatı da başı-sonu meçhul bir tarihe ertelendi herhalde. Arap sermayesi gayrımenkul sektörümüze hele hele İstanbul’un başından aşağı dolarlar saçarak girince zaten uçuk olan fiyatlar tamamen kontrolden çıktı.

 

Geçtiğimiz akşam haber sitelerinin etrafını örümcek gibi saran google reklamlarından birine tesadüfen tıklayınca bilmem ne residence projesinin içinde buldum kendimi. İçine düştüğüm hayret duygusu, birkaç proje inceleyince karamsarlığa, biraz daha inceleyince komediye dönüştü. İşte şımarık gayrımenkul sektörünün kullandığı birkaç ifade;

 

- Doğayı ayağınıza getirdik! (Kurulacak sitenin yanındaki 3-5 ağaçlık çocuk parkına atıf yapıyor)

 

- Çocuklarınız yeşilin içinde büyüyecek! %90 yeşil alan bıraktık. (30 katlı blokların arasına koyacakları 3-5 ağaçtan bahsediyor. Bu kadar nüfusa yeşil alan demek bir saksı yeşil soğanla balkonda oturmak gibi bir şey herhalde)

 

- Koru manzaralı daireler! (Sen de 50, ben diyeyim 70 adet çam ağacının karşısında!)

 

- Metro ayağınızın altında! (O paraları verip daire alabiliyorsam, metroya değil helikopter pistine ihtiyacım var demektir)

 

- 1+1 daireler 580.000 TL den 3+1 daireler 1.250.000 TL den başlangıç gösteriyor. (Kibar görünmek için başlıyor bile demiyor, başlangıç gösteriyormuş)

 

Böyle bir ortamda devlet bile fuar alanı yapmaz İstanbul’da . Hele özel sektör hiç uğraşmaz. Biz üçüncü fuar alanı derken inşallah mevcut fuar alanlarını müteahhide falan verip residence yapmazlar!

 

Yolunuz Eyüp Sultan mezarlığına hiç düştü mü? Bu mistik mekanda son yolculuğuna çıkmak isteyen hatırı sayılır bir kitle var. Öyle ki mezarlığa komşu eski evler bile çeşitli işlemlerden geçerek mezar arsası olabiliyor. Böyle bir mezar yerinin 50-60 bin TL ye hemen alıcı bulduğunu öğrenmiştim. Reklamı yapılacak olsa idi herhalde şöyle söylenirdi. “ 1+0 haliç manzaralı 2 m2 kabirler lansmana özel 50 bin TL den başlayan fiyatlarla!”

 

Öte yandan geçtiğimiz günlerde memleketim olan Bursa’nın şehir mezarlığı olan Hamitler’de bir dostumun yakınının cenazesine gitmiştim. Sürekli cenaze geldiği için yeni açılıp kapatılmış yüzlerce mezarla karşılaştım. Cenazeler yan yana gömüldüğünden en az 7-8 bağımsız kabre aynı anda defin yapılıyor. Farklı cenazeler için gelenlerin yakınları içi içe girmiş vaziyette son vazifeyi yapıyorlar. Her neyse cenaze kabre konulup üstüne tahtalar itina ile dizildikten sonra küreklerle toprak atılacak diye beklerken; birisi, “Çekiliiiin geliyooooor” diye bağırdı. İnsanları yararak gelen bir kepçe mezar açılırken ortaya çıkan toprağı kepçeleyerek cenazenin üstüne bıraktı. 8-10 kişinin 20 dakikada yapacağı iş 3-5 saniye sürdü. Kur'an okuyan hocanın sesi kepçenin sesi arasında erirken cenazeye yapılan bu “belediye hizmeti” yakınlarını gözyaşına boğdu. İşinde uzmanlaşmış kepçe operatörü geri geri manevra yaparken bir “Çekiliiin!” sesi daha geldi. Komşu mezar da aynı şekilde itina ile kapatılmıştı.

 

Neyse boşverin siz bunları! İçinizde Kanal İstanbul’un nereden geçeceğini bilen var mı sahi?