Tarih : 26.01.2018 - 03:02

Mobilya Fuarları'nda neler oluyor?

Bundan tam üç yıl evvel IMOB fuarında CNR Expo koridorlarında gezerken fuayede karşıma bir yazı çıktı. MOSDER standı duvarına asılmış bu yazıda MOSDER üyelerinin bir sonraki yıl İMOB'a değil Tüyap'ta yapılacak İSMOB olarak adlandırılan fuara katılacakları yazıyordu. Fuar esnasında alınmış olduğunu öğrendiğim bu karar hemen oracıkta duyuruluyordu. Yeni fuar için izin alınabilecek mi kaygısı hiç yoktu. Nasılsa her müracaat eden istediği yerde fuar düzenleyebiliyordu. Her neyse, 2016 yılı kışında iki fuar, iki ayrı fuar alanında, iki ayrı isimle ortaya çıktı. MOSDER üyelerinin CNR Fuar Merkezi'nde yeterince yer bulamamaları ve ayrıcalık tanınmaması nedeni ile başladığı söylenen tartışma bu türden bir neticeye yol açmıştı. CNR Expo şimdiki büyüklüğünün iki misli olsa idi belki bu tür bir ayrışma olmazdı. Aslında fuar alanı sektörün talebini taşıyamamış ve sonunda bu ayrışma gerçekleşmişti.

 

O günlerde bir yazı yazmış ve bu iki fuarın en azından aynı tarihte yapılması çağrısı yapmıştım. Aksinin iki fuarı birden riske attığını ifade etmiştim. Maalesef 2017 yılında da sonuç değişmedi, yine çift fuar 15 gün ara ile icra edildi. Fakat İSMOB fuarının 2017'de açılacağı gün İstanbul'u felç eden kar yağışının da etkisi ile kötü geçmesi, MOSDER üyelerinin TÜYAP İSMOB macerasını bitirdi. Mobilya sektörünün bitmek bilmeyen fuar iştahı bu arada CNR yönetimine ikinci bir mobilya fuarı olan FURNITURE fuarını düzenleme cesareti verdi. Ama Kasım ayı başında yapılan bu fuar Ocak ayı IMOB fuarı kadar tat vermedi. Bugün MOSDER ile MOSFED'in tekrar aynı fuar çatısı altında buluşma gayretlerini gözlemliyorum. CNR Expo'da tek fuar çatısı altında tekrar nasıl buluşulacak? Giden MOSDER üyelerinin yerini dolduran CNR IMOB tüm sektörü tekrar nasıl memnun edecek?

 

Peki Mobilya sektörü bu savrulmalara tek örnek mi? Her zaman yazdığım gibi; kural koyucular, bir ilde bir yıl içinde aynı sektörde birden fazla organizatöre fuar düzenleme yetkisi verdiği sürece bu iş düzelmez. Fuarlar, farklı fuar alanları arasında gidip geliyor veya ikiye ayrılıyor. Ya da bu fütursuzca fuar izinleri nedeni ile falanca organizatörün kontrolüne girecek korkusu ile yıllarca emek verilen fuarlar yabancılara satılıyor. Olan kime oluyor? Tabi ki fuar katılımcısına oluyor.

 

Çok açık söylüyorum, derneklerin fuar organizatörlerine yaptığı baskılar ve sınırsız dağıtılan fuar izinleri bu acı tabloyu doğuruyor. Bir bakıyorsunuz UNICERA Tüyap'tan CNR'ye gelmiş. Bir bakıyorsunuz SODEX CNR'den Tüyap'a gitmiş. Bir de tarihi değişmiş. Bir bakıyorsunuz gıda fuarı bir iken iki olmuş. Asansörün bile iki fuarı var. Kim bana bunun doğru birşey olduğunu söyleyebilir? Fuarcılığın tarihinin yazıldığı Almanya'da her fuarın yılın aynı haftasında aynı tarihte yapıldığını görürsünüz. Bizler sürekli kutuplaşmadan ve toplumsal barışın yetersizliğinden şikayet eden bir toplumuz. Böyle toplumlarda barış ve diyalog işlemiyorsa kurallar ve yasalar daha önemli hale gelir. Sektörü yasalar yeterince korumazsa tüm fuarcılık sektörü derneklerin oyuncağı haline gelmeye devam edecektir.


Saim BOZDEMİR

Genel Yayın Yönetmeni